Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Tahir ZAN
EKONOMİK KRİZ
25.03.2022

Tahir ZAN - Ziraat Teknikeri

EKONOMİK KRİZ

Gelişmişlik düzeyi yaşam standardıyla ölçülür.

Türkiye tarımda kendi kendine yetinen konumdan çıkmış, yanlış tarımsal politika uygulamaları nedeniyle ithalata bağımlı hale gelmiştir.

Kalkınmış ülkeler tabiatı severek doğaya güzellikler katarken, jeostratejik suyun değerini bilmeyen Türkiye su fakiri olma yolunda çölleşmeye doğru hızla sürükleniyor.

Yerüstü suların bilinçsizce kullanımı nedeniyle, yeraltı suyun çekilmesi, doğal dengenin bozulduğunu, toprağın ve canlıların etkilendiğini, kuraklığın başladığını gösteriyor.

Artan hayat pahalılığı, hızlı nüfus, barınma, gelir gider dengesizliği, geçim sıkıntısı, istihdama dayalı işsizlik, kangrenleşmiş enflasyon sorunu çözülemiyor.

Tarım arazileri yerleşime uyarlanıyor. Tarımda, sanayide, ekonomide ve endüstride haklı kopmalar yaşanıyor.

Ekonomik ve sosyal koşulları ağırlaşan insanlar açlık, kıtlık, yokluk, yoksulluk, sefalet içinde kıvranıyor. Geleceğini, umudunu ve ümidini kaybedenler ekmeğini çöplerde arıyor.

Tarımda yaşanan daralma, arz-talep, satış-kazanç, kâr-zarar, ithalat-ihracat paradoksu, fiyat istikrarsızlığı, pazarlama sektörü, satın alma gücü, standart üretim, gıda güvenilirliği, tarımın geleceği alarm veriyor.

Günümüzde çok değişkenli çözümlü bilimsel mikro ekonomik büyüme ile çok denklemli doğrusal ekonometri makro ekonomik kalkınma modeli uygulanmıyor çünkü bilinmiyor.

Türkiye'de milli gelirin artması için ekonomik kalkınma stratejilerin, teoriye ihanet etmeyen pratiklerin, teknik bilgi ve deneyim isteyen modern tarımın uygulanması gerekir.

Açıklanan ekonomik paketler, çözümler değil, sorunlar yarattığından, HÜKÜMETİ zora sokan üretim girdi maliyetleri sürekli artıyor, insanların alım gücü azalıyor, yapılan iyi zamlar enflasyon karşısında hızla eriyor.

Amaçsız, hedefsiz, pratiğini kaybetmiş teoriler yerine, uygulanabilir teorilerin pratiğe dayatılması gerektiğini belirtmiştim. (Google)

Disipline edilemeyen maliyetlerden, yükselen giderlerden, artan ürün satış fiyatlarından, yerli ürünler yerine ithal edilen ürünlerden, olumsuz etkilenen tarımsal, tarıma dayalı, gıda sanayiden, endüstriden, ekonomik kriz başlamıştır.

Çökmüş tarım kâbusundan, belalı üreticilerden, bilinçsiz tüketicilerden, dinamik yapısı bozulmuş topraklardan, kirletilmiş çevreden, kimyasal kalıntılı ürünlerden, GDO'lu ürünlerden, sahte tağşişli ürünlerden, güven ve istikrarı sarsılan ekonomiden, Türkiye'nin çekeceği var.

Geleceğini öngöremeyen üreticiler, yüksek faiz ve maliyetli tarımla gelirini kaybediyor, borç batağına sürüklenerek üretim yaptığına pişman ediliyor.

Ekonomik sıkıntıyla kıvranan tüketiciler, artan enflasyonla ve ödeme gücünü aşan tuzaklı borçlarla icralık oluyor.

Gelinen noktaya baktığımda, Sürdürülebilir tarımla kalkınma amaç edinilmiyor.

Yatay analiz, Uygulanabilir planlı üretim, yatırım ve istihdama dayalı kalkınma sağlanamıyor.

Dikey analiz, Ekonomik kalkınmaya dayalı yeraltı ve yerüstü kaynaklar değerlendirilmiyor.

Spoiler analiz, Bitkisel, hayvansal ve su ürünleri entansif veya ekstantif üretim yapılmıyor.

Network analiz, Yanlış sanayileşme, hatalı tarım, bilinçsiz arazi kullanımı önlenmiyor.

Yatay sorun, İnsanların yaşam kalitesi yükselmiyor. Türk Lirası aşırı değer kaybediyor.

Dikey sorun, Türkiye'de ihracat kadar, konjektöre aykırı denetimsiz ithalat yapılıyor.

Spoiler sorun, İklim anomalileri ve jeopolitik arayışlar ekonomik krizi etkileyecek.

Network sorun, İktisadi ve ekonomi uygulamalara kalıcı çözümler üretilmiyor.

Neticede,. Stratejik tarımın hedefi ve ilkeleri bilinmiyor.

Sonuç, Ekonomi durağan, sorunlu ve negatif yönde ilerliyor.

Bilgi ve yüksek takdirlerinize DİKKATLE ve ÖNEMLE saygılarımla arz ederim. 25.03.2022

Tahir ZAN
Ziraat Teknikeri


Bu yazı 68131 kez okundu.





SON YORUMLAR

Samandağ Gazetesi Her Hakkı saklıdır © 2015 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ALPTASARIM