Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Tahir ZAN
ÇEVRE KRİZİ
18.03.2022

Tahir ZAN - Ziraat Teknikeri

ÇEVRE KRİZİ

Dünya'da sera gazı salımın en yüksek olduğu Türkiye'de yaşıyoruz.

Ekolojinin önemi ve anlamı bilinmeden, çevre bilinci olmadan, ekolojik krizin sonucuna bakmadan, salt sorunları dile getirirseniz, kriz gerçeğini göremezsiniz.

Doğayı insana bahşedilmiş olarak gören anlayışların yeşil politikaları başarısız olur.

Günümüzde çevresel, ekonomik ve sosyal sonuçları gündem olan iklim değişikliği uluslararası sorun haline gelmiştir.

Atmosfere salınan sera gazları emisyonu kontrol altına alınamıyor.

Canlıların karşı karşıya kaldığı geri dönüşümü imkânsız küresel ısınmanın etkileri netleşiyor.

Dünya'da ekolojik yıkım ve biyolojik felaketler yaşanacağından, çevre kirliliğini önlemek için çözüm arayışları devam ediyor.

Türkiye'de canlıların sürdürülebilir yaşamını, geleceğini ve sağlığını etkileyen çevre kirliliği tehdit boyutunu aştığından, ekosistem, doğa ve tabiat olayları girdabına sürüklenmiştir.

İnsan kaynaklı toprak, su, hava, çevre kirliliğinden, kara ve deniz atıklardan, kirlilik kaynaklarından, doğa tahribatından, can kaybının neden olduğu sonuçlardan ders alınmıyor.

Ormanlar bilerek yakılıyor, topraklar erozyona uğruyor, bitkiler acı çekiyor, hayvanlar ağlıyor, hastalık riskini ve ölüm vakalarını arttıran görüntü, gürültü, hava kirliliği alarm veriyor.

İnsanlar doğaya zarar vermeden doğayla uyum içerisinde yaşamayı öğrenecek.

İnsanların doğayla kurduğu çevrebilim, biyoloji, jeoloji, fizik, kimya, sosyal ve bilimsel ilişkiler üzerinde yapılan çalışmalar ölümcül çevre krizine dönmüştür.

Sürdürülebilir kalkınma için enerji, dolaşım, alt ve üstyapı inşa ihtiyaçları, yenilebilir temiz enerji yatırımları etkilenecek. Yenilenemez enerji kaynakları tükenecek.

Yasalara uymayan inşaat ekonomisi kent yaşamını olumsuz etkiliyor. Haksız ve hukuksuzca yerleşime uyarlanan tarım arazilerinden, yanlış ve hatalı tarımsal faaliyetlerden Türkiye'nin çekeceği var.

Gelecekte çevre krizi nedeniyle, hızla artan nüfusun yaşama, beslenme, gıda güvenilirliği ve geçinme ihtiyacı karşılanamayacak. Yokluk, yoksulluk ve göçler başlayacak.

Ekili alanlar zarar görecek, hayvanlar telef olacak, hastalık ve zararlılar artacak, verimlilik, kalite ve üretim azalacak, üretim maliyeti artacak, gıda fiyatları yükselecek, gıda sektörü etkilenecek, gıda krizi yaşanacak.

Tarımda yasaklanmış zehirli kimyasallar, kansere yol açan kalıntılı bitkisel ve hayvansal sağlıksız ürünler, nükleer, elektronik, plastik maddeler, endüstriyel atıklar, evsel kirleticiler ve atıklar önlenemiyor.

Gelinen noktaya baktığımda, Doğa kendi çevre dengesini acımasızca sağlayacak.

Yatay analiz, Yerküre bilerek biyolojik saldırıya uğrayacak.

Dikey analiz, Ekolojik denge bozulacak, doğal kaynaklar azalacak.

Spoiler analiz, Bilimin çözüme dönük analizli verileri dikkate alınmıyor.

Network analiz, Üretimi arttırmak ve sürekli kılmak için doğal denge korunmuyor.

Yatay sorun, Çevre krizinden insanlar, hayvanlar, bitkiler ve yerleşimler etkilenecek.

Dikey sorun, Tarımın stratejik önemi fark edilmiyor.

Spoiler sorun, Doğayla birlikte yaşama kültürü zarar görecek.

Network sorun, İnsanlar çevre bilimin olumsuz yanıtıyla karşılaşacak.

Neticede, Türkiye'de yaşanılabilir temiz ve sağlıklı çevre hakkı ihlal ediliyor.

Sonuç, Derinleşen çevre sorunları karşımıza sistemik çevre krizi olarak çıkacak.

Bilgi ve yüksek takdirlerinize DİKKATLE ve ÖNEMLE saygılarımla arz ederim. 18.03.2022

Tahir ZAN
Ziraat Teknikeri


Bu yazı 68012 kez okundu.





SON YORUMLAR

Samandağ Gazetesi Her Hakkı saklıdır © 2015 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ALPTASARIM