Facebook'ta takip et.Twitter'da takip et. Abone Ol!
Tahir ZAN
STRATEJİK HATALAR KAZANDIKLARIMIZI, KAYBETTİĞİMİZE DEĞMELİ
22.12.2015

Ziraat Teknikeri Tahir ZAN

STRATEJİK  HATALAR  KAZANDIKLARIMIZI,  KAYBETTİĞİMİZE  DEĞMELİ

Neden kazandıklarımızın hatalara dayalı zararından, ders alınarak neler öğrenilmesi gerektiği zorunluluğu ön plana çıkmıştır. 

Çünkü; O zaman kaybettiğimizin değerini değil, kıymetini hatta önemini bilmiş oluruz.

Bunun için doğru bilinen yanlış ve oldukça pahalıya mal olan siyasi manevraları nasıl oldu da güya fark etmeyerek, ancak, ters ve çapraz derin strateji popüler bilgim; Umarım acaba hesapsız hesaplı ön planla mı? Yoksa tarafımca çok iyi bilinen, bilerek anlaşmalı kim bilir plansız arka planla mı yanlış bilgilerle fark ettirilmeyerek,

Neden kabul gören oldukça insancıl, bilim/ilim, dini ve teknik kriterler baz alınarak, ALLAH” için haklı olsanız bile, akıl ve mantığa dayalı zekamızla geleceğe yönelik beklenmeyen olasılıklar enine/boyuna düşünülmesi gerekmiyor muydu?

Hangi zekayla İNSANLARI olmak üzere, bitkileri ve hayvanları Yaradan “YÜCE ALLAH”ın adını kullanarak, ACILARLA öldürerek, üzerek, kırarak inciterek, yok sayarak ASLA DEĞİŞTİREMEZSİNİZ.

Bunun için insanları bir şekilde başkaları olmaya da zorlayamazsınız.

Güzel Ülkemiz TÜRKİYE, tarih boyunca sistemin değerlerinde ve davranışlarda kısmen bazı değişimleri ortaya çıkardığı zaman bile, olası tehditleri modern seçkin insanlarımızın duyarlılığıyla kültür çatışmalarını büyük bir başarıyla bertaraf ederek, gururla çağdaş emsal teşkil etmiş dünyada tek Ülke Dostluğun Sembolü TÜRKİYE’dir.

Kurucusu olduğu, Ulu Önder ve Deha Aziz Atamız ATATÜRK’ü sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.

Ülkemiz; Coğrafik, topoğrafik, biyolojik, elverişli iklim faktörlerine bağlı uygun tarımı, deniz koşulları, turizm, tarihin derin sosyo-ekonomik-kültürel yapı anlayışının önemi ve ehemmiyetine dayalı stratejik ve jeostratejik öneme haizdir.

Bu nedenle, bölgemizde gelişen ve değişen beklenmedik garip olayların sahnelenmesinde, belli ki FAUSTLA STRATEJİK ve JEOSTRATEJİK HATALARIN YAŞANMASINA zemin hazırlandığı, fotoğrafın vahim eylem sürecini alevlendireceğine işaret etmektedir.

Bilinen gerçekler yönüyle; Ortak çıkarlarımıza dayalı ekonomideki öncü rollerini yok sayamayacağımız, esasen aynı duyguları paylaştığımız Rusya Devleti ile bilerek/istemeyerek uçak krizi yaşanmıştır.

Malum sonrası saklı kalmak kaydıyla, neden ATEŞ ÇEMBERİ İÇERİSİNDE EKO-ÜLKEMİZ TEHLİKE ALTINA GİRMİŞTİR.

Sonrası öncesi; Geleceğimizin önünü açmak üzere şartlar ve çıkarlar için değişemez değişenleri masada ele alırken, kim bilir yetersiz abartılı analiz verileriyle güya planlı başlangıçta yanlış hedef, neden sonrası anlaşılan anlaşılmamış faaliyetlere dayalı genel amaçsız amacımızın ölüm ve yıkıma dayalı hüsran, çünkü ters tepki vahşetli hele ki insan kanı üzerinden yaşananlara matem ve dramla sorarlar, hele hesaba katılmamış diğer zavallı canlılarla birlikte sebepsiz sebepli helak ve azaba dayandı ki asla olmamalıydı.

Peki nasıl olacak?

Rusya Devleti için ya yaşam boyu dost, ya da hayat boyu ders alınacağı hatta farkındalıklı zekamla derhal çözülebileceğini öngören deha fikrim ortaya çıkmıştır.

Popüler derin ve parlak fikrimin temelinde, gördüğüm ve bildiğim kadarıyla neden denize düşmüş ve nasıl oluyor da yılana sarılmış haldeki ALTRNATİFSİZ ALTERNATİFLİ ARAYIŞLAR YERİNE saklı kalmak kaydıyla değer mi?

Yarına beklenmeden hatta iş işten geçmeden güvendiğimiz Rusya Devleti ile ne pahasına olursa olsun hemen anlaşabiliriz./anlaşmak zorundayız.

Kimse kusura bakmasın, rüzgarın yanan mumu söndürdüğünü ancak yanan yangını daha fazla körükleyerek alevlendireceğini bilesiniz

Bunun için, Rusya Devletini kaybetmeyi anladığınızda, gelecekteki kuşakların  neden başkalarının günahlarıyla kaygıyla yaşamak istemeyeceklerini, konuşulduğunda ki konuşulacak,

Başta İskenderun Demir Çelik Fabrikasını vb. tesis ederek Ülkemize sayısız yatırım kazandıran, sanayimizin kalkınmasını sağlayan doğalgazı veren, ekonomiye dayalı ticaret, sanayi, ihracat/ithalat, yatırım, istihdam, tarımda kalkınma, turizm, iktisat, bilim/teknik, askeri vb. katkı sağlayan,

Saklı kalmak kaydıyla, Eski Sovyetler Birliğinden bu yana şimdiki Rusya Devleti ile Ülkemizin ortak çıkarlarına dayalı kazanımlarını TÜRKİYE HALKI UNUTAMAZ VE YOK SAYAMAZ.

Çünkü; İyilikler ‘YÜCE ALLAH’ın yanında mahfuzdur.

Yıllar bazında resmi/özel rakamları buyurun birlikte hesaplayalım. Temerrüt faizi de ayrık. Sizde arşiv yoksa gidin Rusya Devletinden isteyin. Bakalım ATATÜRK döneminden bu yana ticaret hacmi ithalat/ihracat paritesi bugüne kadar toplamda 1,5 trilyon Doları geçtiğini çok iyi biliyorum.

Bu anlamda; Ülkemizin kuruluşundan bu yana emeği geçen Ülkemizin Saygın Halkına ve Eski Sovyetler Birliği yeni Rusya Dost Saygın Halkına, en içten sevgi, selam ve saygılarımı sunuyorum.

‘’ALLAH’’ rızası için barışı yaşatmaz iseniz yakındır azap ve helaktan asla kurtulamayacaksınız.

Neticede; Bu coğrafyada, birilerinin değiştireceğini sandığınız, ancak değişemeyeceğini anladığınız anda, bu sefer sizi değiştirdiğine emin olduğunuzda iş işten geçmiş olacaktır.

Gelinen noktaya baktığımda, Nedense yurtta savaş, dünyada savaş sloganı önemsendiği günleri naklen izliyoruz.

Bu ara, Amerika dahil, Almanya ve diğer NATO Ülkeleri Hava Savunma Sistemlerini Ülkemizden niye geri çektiler? 

NATO Ülkeleri Ülkemizi gerçekten sevmiyor mu?

Arka planda Ülkemizi parçalamaya ve çökertmeye yönelik gizli/saklı faaliyetler göz göre göre yapılıyor. Bu ne demek.

NATO Ülkeleri bir kararla dağılma olasılığı mümkündür.

NATO Ülkeleri gerçekten RUSYA Devletine Düşman mıdır?

Ya da Rusya Devleti NATO Ülkerlerine düşman değildir.

Rusya Devleti Ülkemize asla düşman değildir.

NATO Ülkeleri Ülkemizi dışlama olasılığı var mıdır?

Konvansiyonel silahların yerine olası Nükleer Silahlara dayalı savaş riski var mıdır?

Merak ediyorum da Nükleer silahınız yoksa, Nükleer savaşa sebebiyet verme gücünüz var mıdır?

Açıklama zaruriyetimin temelinde, bu işler artık topla, tüfekle, kısmen uçakları düşürmekle, hatta bir kısım gemileri batırmakla da olmayacak, birilerini  Nükleer savaşı başlatmaya yönelik, dünyanın altını üstüne getirmeye test etmeye de kimse zorlamasın.

Mecut Şaşırtıcı Durum: Uydulardan izlediğim kadarıyla, Akdeniz’de yüzlerce savaş gemisi ve savaş uçakları bir arada. Anlaşılan hiç kimsenin ilgisini çekmiyor. Vay be.  Dünya tarihinde bir  ilk yaşanıyor. Beklenen ve özlenen barışı sağlamaz iseniz merak etmeyin kıvılcım yakındır.

Yüksek alarm: Göreceksiniz ki bu kadar savaş gemisi ve savaş uçakları pek hayra alamet değil. Karşılıklı paslaşmalı anlaşmalı durum çok vahim.

Gerek Suriye Devletinin, gerek Rusya Devletinin, gerekse Ülkemizin istenmeden de olsa bir şekilde karşılıklı kırgınlıklara dayalı birbirinize üzüntü verilmesinin temelinde, nedense samimiyete dayalı sevgiyle başladığı ve sevgiden oluştuğu gerçeğini anlamak, çok garip ve manidar.

 O zaman sevgiyle dostluk kurarken iyiydi. Demek ki yurtta sulh, dünyada sulh geçerliliğini yitirdi. Öyle mi?

Bakınız bugün itibariyle net söylüyorum. Savaş; kimin haklı veya haksız olduğuna değil, kimin güçlü veya güçsüz olduğuna karar verir. Bilesiniz.

Bana göre; Barışı hemen başlatmalısınız tıpkı krizi nasıl başlattığınız gibi.

Yaşanan Suriye, Rusya vb. krizini düzeltmeye yönelik, insanlık adına, olması gereken  yerden başlanılmak ve barışı aramak üzere, tarafımca ilk adımı atmış olmamın onuruyla ve gururuyla, beklenmeyen beklenen barış temelini eylemsiz yüksek bir vizyonla, dünyaya yayarak ve seslenerek sevgi ve dostlukla başlatıyorum.

Bakınız; Neden savaşlardan değil de, kardeş olarak yaşamayı unuttuğumuz için barıştan korkulduğu bir dünyada yaşıyoruz.

Çünkü; Birlik beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamı yok sayarak barışa güvenmiyorsunuz. Öyle mi? Vay halimize vay.

Eğer barışı tehlikeli bir hayal olarak görüyorsanız,

Merak etmeyin kesinlikle yaşamı olmayan Mars Gezegenini bir kez daha hatırlatayım.

Sonuç; Oldukça kavgalı/gürültülü karşılıksız karşılıklı kişileri küçük beyinler, talihsiz talihli sorunlu olayları orta beyinler, beklenmeyen farkındalıklı parlak fikirleri ise büyük beyinler konuşur.

Asla anlamayacağınız ve fark edemeyeceğiniz biçimde, güya size ışık tutanlar sırtını döndüklerinde, kendi karanlığınız içerisinde kendinizi asla göremezsiniz ve de göremeyeceksiniz.

Bilgi ve takdirlerinize YÜKSEK ÖNEMLE ve saygılarımla arz ederim. 18.12.2015

 Tahir ZAN

Ziraat Teknikeri


Bu yazı 53242 kez okundu.





SON YORUMLAR

Samandağ Gazetesi Her Hakkı saklıdır © 2015 | İzinsiz ve Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

ALPTASARIM